Dying Light – İnceleme

Bir klişe: Zombi

     Artık günümüz de ne yazık ki, kıyamet senaryosu haline getirilmiş; yaşayan ölüler (zombi), insana gına getirmiş durumda. Resident Evil ile zirve yapmış bu senaryo, yaklaşık son 2 senedir kalitesiz yüzlerce yapım ile midemizi kaldırmaya yetti. Keşke midemiz iğrençlikten kalksa, kalitesizlikten kalktı. Gel gelelim Dying Light için bu ön yargınızı kırın, tek kelimeyle kusursuz.

     Dead Island’ı herkes oynuyor, beğendiğini muhteşem olduğunu iddia edenler var. Ama vicdanen kabul edin başarısız bir oyun. Dead Island’ın hiç bir serisini 2 saatten fazla oynayamadım. 5 saati geçgin olarak senaryoyu oynayan adam da tanımıyorum. Zaten bunu başaran da bence gamer değildir. Çünkü çok sıradan bir oyun. Zaten Techland’dan Call of Juarez: the Cartel’le de soğumuştum. Yapımcı firma aynı, düşünce de klişe olan zombi olunca; o kadar soğuk baktım ki oyuna, oyunu denemeyi geçtim, trailerını bile izlemedim. Gel gelelim bir arkadaş ve dedi ki “ben mesihim, bu oyunu oynuycaksın!”. Dediğini yaptım, pişman mıyım? Evet, çünkü ön yargıyla yaklaştım.

Bu kadar övmüşkene biraz da oyundan bahsedelim. İlk olarak dikkatimi çeken mimariler oldu. Sanki buram buram anadolu kokuyordu. Bir kaç tane türkçe isim görünce kafam da soru işaretleri oluştu, Ve oyunun %40 nı bitirince araştırdım ki meğerse oyun; Şanlıurfa-Harran’ da geçiyormuş. Biz The Global Relief Effort (GRE) için çalışan bir ajanız. Virüsün ilk olarak yayıldığı bu bölgeye virüs hakkında oluşturulmuş bir dosyayı almak için gönderiliyoruz. Uçaktan atlayıp yere iner inmez ortalık karışıyor. Ve zombi tarafından ısırılıyoruz. Ama ölmüyoruz, çünkü sevdiğim özellik olarak; doktorlar patojenin vücudu ele geçirmesini yavaşlatan/engelleyen bir ilaç bulmuşlar. Ve bunu öğrendiğimizde kendimizi tedaviyi bulmaya adıyacağız kısa bir süre sonra. Yani diğer zombi oyunlarının aksine gayet güzel bir amacımız olucak. Tabi ki GRE çok farklı yaklaşcak tedavi durumuna, ve emin olun senaryo tırnaklarınızı kemirmeye yeticek kadar kompleksleşecek. Sizi baymıyacak derece de güzelleşerek ve gelişerek ilerleyecek. Tabi bu spoilerı vermemin amacı; diğer zombi oyunlarında klasik koş-tedarrik bul-hayatta kal modundan çıkartılmış oyun. Bir amacın var, o da tedavisini bulmak.

Azıcıkta spoiler çaktıktan sonra oynanış hakkında bilgi vereyim. Oyunda parkurcular gibi şekil şukul koşabiliyorsun. Bir duvara tutunup, diğerine atlayabiliyorsun. Çatıdan çatıya zıplayabiliyorsun, binalara tırmanabiliyorsun. FPS oyunlar da buna öncülük eden Mirror’s Edge idi bildiğiniz gibi. Fakat tam anlamıyla FPS klasına da konamaz dı, çünkü amacın koşmaktı. Shoot yani ateş etme olayı oyunun ana fikri değildi. İşte bu oyunda o ateş etmek öyle tatlı yerleştirilmiş ki. Tek eksiğiniz duvara tutunurken, tek elle duvara tutunup, tek elle nişan alıp ateş edememek.

Biraz da level olayından bahsetmek istiyorum. Klasik level atla kendini geliştir modundan çıkartılmış oyun. 3 farklı klasta seviye atlıyorsunuz. Survivor, agility ve power. Her klasın yetenek ağaçları farklı. Birinde kazandığınız yetenek puanını sadece kazandığınız klasta kullanabiliyorsunuz. Survivor anlayacağınız üzere hayatta kalma becerileri sunuyor size. Agility (benim favorim) parkur hareketleri açmanıza ve ya geliştirmenize olanak sağlıyor. Power ise bildiğimiz Cüneyt Arkın mod: on. Silahınızın daha hızlı vuraması, tek el silahlarını atılabilir kılınması, melee weapon staminanızın artması ve sayre özellikler mevcut. Hemen konusu açılmışken bahsedeyim melee weapon’larınızın staminası var. Yani aldım elime kılıcı tık tık; tıklar koşarım aralarında diyemiyorsun. Bir süre sonra kolun yoruluyor ve kolunu dinlendirmek zorunda kalıyorsun. İşte bayıldığım bir özellik daha. Diğer oyunlarda sanki karakterimiz her zaman Arnold karakteriydi (schwarzenegger). Kas yığını gibi saatlerce salla elindekini. Ya da kılıcı sallayınca ayağı ağrıyıp koşamayan insan modelleri vardı. Yani bu özellik çok güzel harmanlanarak oyun içine oturtulmuş. Koştuğunda kullandığın stamina ile, elindeki silahını salladığın da kullandığın staminalar farklı.

Bu level olayları da şu şekilde. Mesela sabah kalktın geceye kadar gezdin gezdin türlü türlü işler yaptın. Gece olup yattığında survivor score tık diye ekleniyor. Ve ya Safe House açtığımızda. Survivor exp nasıl kazanılıyor tam olarak emin değilim ama gece olup yatmadığımız da eğer ölürsek, kazandıklarımızın çoğunu kaybettiğimizden eminim. Agality’i ise ora buraya tırman, hopla, zıpla yani akrobatik hareketler yaparak geliştirebiliyoruz. Power ise malum; “15 kişiye saldırdım, vurdum vurdum saymadım” şarkısını söyleyerek geliştirebiliyoruz. Bir de “aman bu deneyim puanını hangisine versem” diye düşünürken kafanız yanmıyor. Gerçi her sınıf da o kadar çeşitlilik var ki, yine kafanız yanacak. Yani örnek vericek olursak, agilty de zombilerin üstüne basa basa geçmeyi, apış arlarında sıyrılmayı seçip farklı bir karakter yaratmak gibi bir seçeneğiniz olsa da, uçan tekme atma, kayarken tekmeleyip ayaklarını kırma, havadan üstlerine düşerken kafasına baltayı geçirme gibi bir karakter de yaratabilirsiniz. Aynısı benzer özellikler ile Power içinde geçerli. Bu sayede oyun size güzel bir yelpaze sunmuş durum da.

Deneyim konusun da ilk tavsiye vereyim, bence her klası özellikle agilty ve power’ ı bir birine yakın bir şekilde kasın. Size daha faydalı olur. Şimdi de deneyim puanlarına gelelim. Puanlarını çok farklı yollardan kazanabiliyorsunuz. Haritanız da parkur, survivor ve power görevleri mevcut. Bunları yaparak direkman agilty, survivor ve ya power’ a yüklenebilirsiniz. Şayet derseniz ki hepsi eşit ilerliyor, diğer ek görevlerle; hepsine birden deneyim puanı kazanabilirsiniz. Bir de gece gündüz farkı var. Geceleri bir çok özelliğe sayip zombiler mevcut. Özellikle hızlı koşan, hoplayan, zıplayan, kaçmanız için canınızın yarısını harcamanıza neden olucak hunter’lar mevcut. Tabi ki gece oyun zorlaşacağı için kazandığınız deneyim puanları da geceleri 2 katına çıkıyor. Ama siz yine de 1-2 saat oynamadan geceleri dışarı da takılmayın.

 

Multiplayer modu gayet başarılı olmuş. Oyunun içindeyken birden online olarak geçiş yapabiliyorsun. Özellikle 5 zombi, 10 survivor arasında ki olan savaş on numara beş yıldız olmuş. Yani 1 evetle gelecek tur için sizi kulise gönderiyoruz. Bu iğrenç espiriyi de yapar yapmaz şunu eklemeliyim; zombi olarak oynayabiliyorsunuz. Kesinlikle zombiyi kontrol edebildiğin en başarılı oyun olmuş. Dinamikleri kolay, oynanışı zevkli. Şiddetle tavsiye ediyorum; gidin 2 el zombi olun. Özellikle hunter oynamak benim için çok keyifli bir hal aldı.

Grafik konusuna bakıcak olursak; adamlar yapmış. Kısa ve net. Zaten artık günümüzde grafik olayları çok gelişmiş durumda. Dying Light’ın sevdiğim özelliğiyse o kadar yüksek bir sistem gerektirmeden size güzel bir görsel şölen sunabilmesi. Çok seyrek grafiksel sorunlara denk geldim. Onun dışında grafikler de gayet kusursuz du.

Gelelim eksiklerine; oyunun müzikleri kalitesiz demiyorum, ama çok daha kaliteli yapılabilirdi. Klasik Techland soundtrack adını verdiğim bir olay mevcut. Nasıl Call of Juarez: Bound in Blood’un sonun da “aha bu son duello müziği” ya da ortasında “aha önemli bir şeyi öğrenme müziği” dediysek. Burada da müzikler açık açık “aha önemli bir şey yapıcaz” “kesin biri ölcek” gibi isimler altında çalıyor. Kulaklarınızdan bilincinize hemen giriyor ve oyunun pekte süprizi kalmıyor. Ve benim gördüğüm tek eksik bu. Eğer bir DmC deki gibi güzel yedirilmiş müzikler olsaydı Benim puanım 99 olurdu bu oyuna. Yine de önemli anlar da gaza getiriyor seni. O kadar da başarısız müzikleri yok. Sadece demeye çalıştığım şey, bu kadar kaliteli bir yapım yapmışsız, keşke biraz daha dikkat etseydin müziklere. Çünkü oyun size o kadar muhteşem bir dünya sunuyor ki, çıtayı çok yükseklere çekiyor.

Sonuç olarak, günümüze kadar çıkmış en başarılı zombi oyunu. Kesinlikle zombi sevenlerin oynamasını istediğim bir oyun. Oyuna genel olarak baktığımız da; oyun kusursuz. Yani sözüm ona batıdan gelen ssoğuk hava dalgası tüm yurt geneline dağılıp sıcaklıkları 5 ila 15 derece arası aşağı çekmişken, alın şu oyunu oynayın arkadaşlar. Pişman olmassınız emin olun. Haydi sağlıcakla kalın.

Altes Puanı: 92/100

Hakkında Altes Ertürk

Tavsiyemiz

WWE 2K15 İnceleme

Smackdown ismi ile ünlenen WWE oyunlarının en son çıkanı bu sene PC kullanıcılarına da uğradı.2014 …